İstiklâl Marşı

De la Wikipedia, enciclopedia liberă
Salt la: Navigare, căutare

İstiklâl Marşı
Marșul pentru independență
Atatürk schoolroom wall.jpg
Imnul afișat într-o școală alături de portetul lui Atatürk
Imn Național al Turcia Turcia
Versuri Mehmet Akif Ersoy
Muzica Osman Zeki Üngör
Adoptat 12 martie 1921
Probă muzică

İstiklâl Marşı (marșul pentru independență) este din 12 martie 1921 imnul național al Republicii Turcia și de asemenea - de la declarația de independență din 1983 - a Ciprului de Nord. În perioada 7 septembrie 1938 - 29 iunie 1939 a fost imnului statului Hatay, acum parte a turciei. Versurile aparțin poetului Mehmet Akif Ersoy, muzica lui Zeki Üngör.

Alegerea imnului s-a făcut prin concurs. Concursul pentru melodia imnului, la care au participat 24 de compozitori a fost câștigat de Ali Rıfat Çağatay. După opt ani melodia imnului a fost schimbată la forma actuală a lui Zeki Üngör, șeful orchestrei simfonice a președintelui. Edgar Manas, de origine armeană a scris aranjamentul pentru orchestră a imnului. Numai primele două strofe se cântă.

Versuri[modificare | modificare sursă]

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!'
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuhedâ fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mâbedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden nâ'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!